Quick Access


Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir


HALKEVLERİ ve HALK KÜLTÜRÜN KORUNMASI ÜZERİNE BİR İNCELEME
(AN INVESTIGATION ON THE PRESERVATION OF PEOPLE’S HOUSES AND PEOPLE’S CULTURE )

Author : İlke TEPEKÖYLÜ    
Type :
Printing Year : 2018
Number : 9
Page : 368-375
    


Summary

Halkevleri (1932), Türk Derneği (1908) ve Türk Yurdu Cemiyeti’nin (1911) devamı niteliğindeki Türk Ocakları’nın (1912) kapatılmasının ardından kurulmuştur ve Türk ulusunun sosyal, ekonomik ve kültürel bakımdan daha ileri seviyelere taşınmasını ilke edinmiştir. Halkevleri bulundukları yörelerde düzenledikleri konferanslar, kurslar, eğlenceler ve çeşitli sanatsal faaliyetler ile halkı hem eğitmek hem de modernleştirmek amaçlarını taşımıştır. Temelde dokuz şubesi bulunan Halkevleri, bulundukları bölgelerde yaptıkları folklor ve halk kültürü çalışmalarıyla Türk kültürüne önemli katkılarda bulunmuştur. Halkevleri iki önemli misyonla faaliyete geçirilmiştir. Bunlardan ilki Türk Ocakları ve Köycüler Cemiyeti gibi kökleri Jön Türk devrimine kadar uzanan bir sosyal reform misyonudur. Diğeri ise yeni devletin Batılılaşma projesini pratiğe geçirecek sanatsal ve kültürel faaliyetleri başlatmak ve yürütmektir. Bu ikinci misyonun kendi içindeki en önemli ikilemi Batılı kültür formlarını tanıtma ve yaygınlaştırma çabalarını, bir milli kültür repertuarı oluşturmak için yerel derlemelere olan bağımlılıkla uzlaştırma zorunluluğu olmuştur. Bu bağlamda, Halkevlerinin kültürel reforma yönelik faaliyetleri Ziya Gökalp’in “hars” ve “medeniyet” kavramlarının yaşama geçirilmeye çalışıldığı bir proje olarak da görülebilir. Günümüzde UNESCO tarafından toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekânlar biçiminde tanımlanan Somut Olmayan Kültürel Miras; kuşaktan kuşağa aktarılan, toplulukların ve grupların çevreleriyle, doğayla ve tarihleriyle etkileşimlerini sağlayan ve onlara kimlik ve devamlılık duygusu veren bir olgu olarak tanımlanmaktadır. Böylece kültürel çeşitliliğe ve insan yaratıcılığına duyulan saygıya katkıda bulunmaktadır. Bu tanımlamadan ve işlevden hareketle Halkevlerinin, döneminde somut olmayan bir kültürel miras aktarımı yaptığı ve kültürü koruduğu ifade edilebilir. Halkevleri yüklendikleri misyon ve gerçekleştirdikleri faaliyetlerle kültürün korunmasını ve nesillere aktarılmasını sağlamıştır. Bu çalışmada Halkevlerinin, kültürün korunması düşüncesiyle yaptığı faaliyetler ve bu faaliyetlerin Türk kültürüne katkıları üzerine bir inceleme yapılacaktır.



Keywords
Halkevleri, Koruma, Kültür

Abstract

The People's Houses (1932) was established following the closure of the Türk Ocakları (1912), which is the continuation of the Türk Derneği (1908) and the Türk Yurdu Cemiyeti (1911). And it has an ideal to improve Turkish people up to higher levels in social, economic and cultural aspects. People’s Houses organised conferences, courses, festivities and various artistic activities in their locality with a view to both educate and modernise people. Having basically nine offices, People’s Houses provided significant contributions to the Turkish culture by the folcloric and social culture activities that they realized in their local areas. People’s Houses were launched with two important missions. The first of them is a social reformist mission such as Türk Ocakları ve Köycüler Cemiyeti which has its roots in jon turks revolution. The other one is to initiate and execute the artistic and cultural activities that will put states’s westernization project into practice. This second mission’s the most important internal dilemma is the necessity to compromise the endevaours of introducing and familiarizing the westrern cultural forms with the dependency addiction of local compilation to create a national repertoire. In this respect, People’s Houses’ activities for cultural reform can be regarded as a Project by which Ziya Gökalps terms of hars and civilization are attempted to be carried out. In the present day; Intangible Cultural Heritage, identifed by communuties, groups and in some cases by individuals as the part of their cultural heritage in forms of applications, representations, narrations, knowledge, skills, and related to these also the tools, equipments and cultural space, is defined by UNESCO as a phenomenon which is conveyed from one generation to the next one and provides communities and groups’s interaction with their environment, nature and history and gives them an identity and feeling of continuation. In this way, it contributes to the respect that is had for cultural variety and human creativity. Depending on this definition and function, it can be stated that, People’s Houses transmitted Intangible Cultural Heritage and preserved culture during their era. By the mission they undertook and the functions they performed, People’s Houses, achieved the preservation of culture and conveyance of it to generations. In this study, a review will be carried out about the activities of peoples houses to preserve culture and contribution of those activities to the Turkish culture.



Keywords
People’s Houses, Preservation, Culture

Advanced Search


Announcements

    Kasım ayı sayımız 30 kasım tarihinde çıkacaktır.

    OCAK 2021 de yayınlanacak olan sayımız için makale yükleyebilirsiniz


Address :Sağlık 1 Sokak, Kader Apt. No45/10, Çankaya/ANKARA
Telephone :+905531627010 Fax :
Email :atlasjournaleditor@gmail.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri